22 Mart 2016 Salı

PHNOM PENH (KAMBOÇYA'NIN BAŞKENTİ)

Siem Reap den başkent Phnom Penh ' e 6 saatlik otobüs yolculuğu yaparak ulaşıyoruz.

Phnom Penh Mekong nehri kıyısında kurulu Kamboçyanın en büyük şehri ve Başkenti. resmi dili Khmerce dir.
 




Otelimizin adı Sam Nang Laor. Şehir merkezinde, 8. katta şehir manzaralı, şansımızdan yine iyi bir tercih. Geceliği iki kişi 38 Singapur Doları. Açık büfe kahvaltı dahil,spor sauna vs.
 Otele gelir gelmez yürüme mesafesi 5 dakika olan Tuoll Sleng Müzesine gidiyoruz. 2 saat müzeyi gezmeye yetiyor. Müze Kızıl Khmer vahşetini gözler önüne seriyor.  1975-1979 yılları arasında yönetimde bulunan diktatör Pol Pot önderliğindeki kominist rejim kendi kendine yeten tarım toplumu  oluşturma ideolojisini benimsedi . Bu nedenle köylü ve toprak çalışanı sınıfına girmeyen bütün halkı katletmeye başladı. Şehirlerde yaşayan,eğitim görmüş,akademisyenler,sanatçılar,zenginler,din adamları,öncelikle gözlüklüler işkencelerle katledildiler. Yönetimde oldukları 5 yıl içinde 8 milyon olan nüfusun 3 milyonunu öldürdüler. Çocukları ailelerinden ayırarak kamplara aldılar. Bu müzede halka yapılan işkence odaları,işkence aletleri,öldürülenlerin fotoğrafları,kurtulanların başından geçenleri anlattıkları metinler ,videolar,mezarlar, işkence çeşitlerini gösteren fotoğraflar vs bulunmakta.

 İşkence aletleri
 Daha önce okul olarak kullanılan bina işkence odalarına dönüştürülmüş. İnsanlar ölüm tarlalarına götürülmeden önce buradaki hücrelerde sorguya çekilmiş,işkenceler yapılmış.
 
İşkenceden bayılanlar ayaklarından bu direklere asılırmış, ayıltmak için başları  içi pis su dolu küplere  sokup çıkarırlarmış.
 Çocuklar dahil balık istifi yatırıp ayaklarından demir halkalar ile birbirine bağlamışlar.
 İlerde intikam almasınlar diye çocukları da katletmişler.

 Vahşetin kurbanlarının fotoğrafları. daha binlercesi var.

 Bu kadının kucağında bebeği olmasına rağmen beynine çivi saplanarak öldürülüyor.

 İnsanların ölmeden önce ve sonrasında fotoğraflarını çekmişler
Kızıl Khmerlerin vietnamlıları püskürtmek için döşedikleri mayınlar hala can almaya devam etmekte ve pek çok Kamboçyalı sakat kalmaktadır.

İşkence aletleri. İnsanları öldürmek için kurşuna para harcamamışlar bu aletlerle öldürmüşler.

Katliamdan kurtulanlar ve anlattıkları. Ve şimdiki yaşantıları.





 Bu anıt ölenler için yapılmış.
Üzerinde "Never will we forget the crimes committed during the Democratik Kampuchea regime"
"Biz Demokratik Kamboçya rejimi sırasında işlenen suçları asla unutmayacağız " yazıyor.

 Otelden şehir manzarası
 Otelde açık havada sabah kahvaltısı
 Otelin lobisi. Ahşap oymalı mobilyalar ahşap oymacılığındaki sanatın gelişmişliğini gösteriyor.
 Karma karışık bir trafik. Her bir yönden motosiklet,tuktuk ve arabalar çıkmakta. herkes yolunu buluyor hiç sinirlenip bağırıp çağıranı görmedim. Kim yola önce girmişse diğeri bekliyor.
Ertesi gün Killing Field (ölüm tarlalarına ) gidiyoruz.  Ölüm tarlaları şehrin 15 km dışında. İyi ki araba tutmayıp tuk tuk ile gitmişiz. Arabalar kilitlenmiş trafikte kaldı tuktuk lar aralardan geçtiler. 15-20 dolara tuktuk ile anlaşıyorsunuz götürüp getiriyorlar. Bizi 20 dolar vererek hem killing Field a hem havaalanına götürdü.
 Aslında arabalarında yoğun olduğu trafikte tuktuk lara binmek çok tehlikeli. Kazalar da olabiliyor.


 Kulaklığımızı takarak dolaşmaya başlıyoruz.
 Anlayabilmek için tekrar tekrar dinliyorum. Son bölümdeki ağıt çok etkileyici.
                                       
 Toplu Mezarlar


 İnsanların o anki ruh durumundan faydalanıp dilenenler.



 "Killing tree" Ölüm ağacı. Çocukların kafalarını bu ağaca çarparak öldürüp yandaki çukura atmışlar.


  
 İnsanları pirinç tarlalarında çok az yiyecek vererek çalışmaya zorlamışlar.


 
Bu tarlalardan daha ülkenin pek çok yerinde olduğu söyleniyor.
Kurbanların kemikleri,dişleri

 Sık sık bu tapınaklara rastlıyorsunuz. İçlerine ya tütsü çubukları ya da yiyecek konuyor.
  Rus pazarı. Uygun fiyata çok şey var. Biz sadece sırt çantası ile gittiğimizden alışveriş yapamadım. Çok dar sokaklar ve aşırı sıcaktı.
 Geçmişin acısı sanki hala zihinlerde. Sessiz,sakin ,durgun bir toplum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder